Gündem no image

Tarih: 15 Nisan 2007

6

Yalancı tehlike…

add.jpg
Miting Güzel, Hoş.
Cumhuriyete sahip çıkma güdüsü ve hortlamaya karar veren bastırılmış demokratik tepki de öyle.
Sivil toplumun kendini arayışında sokağa kazasız belasız dökülen yüzbin de en azından medeniyet ile uygarlığı bir arada idare edebilme kapasitemizin varlığını bize hatırlattı..


Lakin, benim sözüm ADD’ye..
Her konuda olduğu gibi, ADD Atatürk’ü bu sefer de AKP’ye karşı meze yapmıştır.
Bir ülkede özelleştirme ve kadrolaşma diz boyu olabilir, sesimizi yükseltmek bu nedenle elzem de olabilir. Hatta ve hatta; Çankaya karalar bağlamasın diye Erdoğan’a karşı çıkabiliriz de. Ama insanların yüreklerine “Ata’m elden gidiyor korkusu” salmak hiç mi hiç doğru değildir çünkü böyle bir durum söz konusu dahi olamaz.

Ancak bu tür söylemler devam ettikçe ve korku insanların içine girdikçe, bu olasılık yaratılabilir.
Bu ülkede her vatandaş, her birey bilir ki Cumhuriyet ve Sosyal Demokrasi asla elden gitmez, gitmemiştir de.
Öyle ki; 12 Mart’lar 12 Eylül’ler görmüş, dünyada hiç bir sol kuşağın yaşamadığı eziyetleri yaşamış nesiller, bugün hala her platformda savaşmakta ve yapay korkular yerine düşünce üretmekte.


Uzun lafın ganimeti; Atatürk’ü idrak etmekten yoksun, ama gıyabını her konuda put gibi dayatmakta ustalaşmış olan Atatürkçü Düşünce Derneği, içinde bulunduğu tutum yüzünden ben ve benim gibi daha nice bireyleri  sokağa inmekten mahrum kılmıştır. Orada gerçek birer devrim neferi olarak çoğalmak isteyen ve sayısı belki de milyonları bulacak bir eylem potansiyeli varken, milleti korku psikolojisi ile yönetme ve yönlendirme politikasına meze eden ADD yüzünden, katılım yüz binlerde kalmıştır…
Eğer Atatürkçü düşünce gerçekten idrak edilebilseydi, bu ülkede irticadan da önce “Biz Atatürk’ün partisiyiz” diyerek rant sağlamaya çalışan Baykal ve kadrosuna tepki gelirdi. Çünkü Atatürk’ü sömürmek ve siyasete meze yapmak en büyük edepsizlik, en büyük ayıptır.

Öte yandan bu tutum aklı pek de işlemeyen karambolculeri siyasette kazanmak adına yıllardır işe yarıyor olabilir. Ama unutulmaması gereken şey; bu ülkede son 30 yıldır “aman komunizm bize uğramasın, aman faşistler onlarla çatışmasın” bahanelerinin ileri sürülerek sosyal demokrasinin sindirildiği, bunun yerine irticanın desteklendiği ve pompalanan bu irtica sayesinde bugün bu durumda olduğumuzdur.

Bu senaryonun baş aktörlerinin ise şimdi Atatürkçü Düşünceyi kendilerince yorumlayıp bize dayatan siyasetçiler olması ve kendi yarattıkları bu canavardan politik olarak ürkmeleri çok komik değil mi ? Cumhuriyet elden gidiyor diyenlere aldanıp hemen kanmayın. Cumhuriyetin bizim gidi düşünce mahsülü gençler varolduğu sürece bir yere gittiği yok, giden tek şey bazılarının irticaya kaptırdığı iktidar koltuğudur. İşte bu yüzden birilerinin bize Cumhuriyet gidiyor demesi beni çileden çıkartıyor…

Sen kim oluyorsun da benim sahip çıktığım Cumhuriyete, sırf kendi politikan için elden gidiyor diyerek beni korkutmaya çalışıyorsun ? Hiç bir şeyin bir yere gittiği yok, korku ve baskı ile topluma hükmetmekten vazgeçin artık ! En azından ben ve benim gibi düşünenler; bize aydınlık gözükenlerin gözlerine biraz daha dikkatli bakmaya çalıştıkça kimseye kolay pabuç bırakmayacağız…
 

Fotoğtaf : okuat.blogspot.com



6 Responses to Yalancı tehlike…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarıya Dön ↑