Robinho Beşiktaş’ta. Peki Beşiktaş nerede?

Spor 23 Yorum

Bu sene bir transfer sarhoşluğu aldı yürüdü ki delirmemek elde değil. Yok efendim Q7 – Guti bombası, Robinho, Altidore, İbrahimoviç söylentileri, 103 liradan kapış kapış giden 17.000 forma, normalin yarısı sürede satılan kapalı tribün kombinesi. Bu muydu arkadaş derdiniz?  Takım sahaya çıkarken görmemiş gibi iki yıldızı tribüne çağırmak mı?

Geçen hafta Forza’da yazdım. “Tribüne önce Necip çağırılsın” diye, destekleyen kadar geri kafalısın diyenler de oldu. Hayır efendim, geri kafalılık değil bu. Şu meşhur “Beşiktaş sen babamdan kalan miras değil, çocuğuma olan borcumsun” pankartının Türkçe’si!

Örneğin;

Geçenlerde Galatasaraylı bir arkadaşım, “Oğlum bir bilet bul da sizin tribüne gene gidelim” demişti. -yıllar önce kapalı göbekte izlediği maçın tadı var halen damağında.

- Çok zor abi dedim. “Millet birbirini kesiyor bilet için!”

O da bana dönüp, “Sen yıllar önce bu tribün için ne güzel bak bomboş, biz bizeyiz demiştin, hatırlıyor musun, ne hale geldiniz?” dedi. Elbette hatırlamıyorum. Aslında böyle bir laf söylediğimden bile emin değilim, hiç tarzım değil. Ama bu sene tribüne, muhabbetlere bakınca, o cümlenin taşıdığı anlamı idrak ettim.

Biz ne yöne gideceğimizi bilemiyoruz.Neyin içini doldurmak istediğimizden de emin değiliz.

Halkın takımı mı olacağız? Halka arz mı edileceğiz?

Kimimizi romantik bir sevdaya tatminken, kiminin gözünü o vahşi “her yol mübahçılık” bürüdü. Bu Fatih Terimsel yaklaşımlar bir yana, her fırsatta Aziz Yıldırım Fenerbahçe’si ile aramızdaki fark diye göstediğimiz ve arınmakla övündüğümüz “Şampiyonlukta iktidar, yönetimde güç, medyada hakimiyet ve hep daha fazlası” söylemleri, iki pahalı transfer ile ehlileşti. İnanın yarın stadın adı Medical Park olsa, en fazla üç gün kıyamet kopar. Mabedimiz Şeref Bey, Tribünümüz Mehmet Işıklar diye slogan atanlar, Q7 ve Guti’nin diyeti ödensin diye eyvallah der geçer.

Şu Çarşı herkese karşı” maskesinin altına öyle lümpen bir kültür yerleşti ki, öyle ince işlendi ki; içinde abicilik, çetecilik, karaborsa kafaları falan var. “Az zamanda çok ve büyük vurgunlar yaptık” diyebilmek, tribünün ekmeğini yiyebilmek adına, gündüz birlikte çay içtiği, beste yaptığı adamı iki dakika içinde harcayacak insalar doğdu elimize. Bu arkadaşların elinde yükselen Beşiktaş da Medical Parklara layık zaten.

Hiç unutmuyorum;

2003 yılında, Irak işgali öncesi, Abbasağa’daki eski dernekte, tribünde savaş karşıtı neler yapılabilir diye Ayhan Abi ile konuşurken bana aynen şöyle demişti: “Bu bir başlangıç olsun, çocukları da yönlendirelim, bu gidişat hiç iyi değil. Şampiyonluk falan da umrumda değil, 100.yıl da. 100 yıl daha şampiyon olmasak da olur ama bu tribünün gidişatı kötü, önce onu halletmemiz lazım…”

Edemedik yada edemediler. Elendik birer birer. İşte bu yüzden bizim Q7′lere ve ona tapanlar değil, Necip’lere ve onlara sahip çıkanlara ihtiyacımız var. Elbette herkesi bağrımıza basacağız. Ama çocuklarımıza “Şeref’inizle Oynayın, Hakkı’nızla kazanın” cümlesini anlatabilmek istiyorsak;

Metin, Ali, Feyyaz, Recep, Kadir, Ulvi, Rıza, Seba, Şeref Bey, Hakkı Yeten gibi Beşiktaşlı isimlerin ne ifade ettiğini de unutmamalıyız.

Bunun için artık netleşelim.

Halkın Takımı mı?
Halka Arz mı?

Kara Temmuz.

Spor 2 Yorum

- bir ihtimal daha var, o da siyah mı dersin?

- beyazlar içindesiniz!

ŞÜKRÜ GÜLESİN – 10 Temmuz 1977
ŞAN ÖKTEN – 24 Temmuz 1987
YUSUF TUNAOĞLU – 22 Temmuz 2000
CENK KORAY – 23 Temmuz 2000
BARIŞ AKARSU – 4 Temmuz 2007
MEHMET IŞIKLAR (OPTİK BAŞKAN) – 25 Temmuz 2007
HASAN DOĞAN -5 Temmuz 2008
ORHAN ŞENGÜRBÜZ -18 Temmuz 2009
VEDAT OKYAR – 20 Temmuz 2009

Vikingur Beşiktaş’a Türkçe hoşgeldiniz demek istemiş :)

Spor 2 Yorum

Vikingur Resmi sitesinde yayınlanan mesaj aynen şu şekilde:

Biz Vikingur size Faroe Adalari ya hos geldiniz diyorum ve bir onur size karsi futbol oynamak için.

Sanırım birazcık Google Translate’in gazabına uğramışlar :)
Ama bu kendilerine can-ı yürekten beslediğim sevginin bir kat daha artmasına engel değil!

Vakur Vikingur Kalbimizde Durur

Spor 1 Yorum

Milyar dolarlık futbol endüstrisinin geride bıraktığı Dünya Kupası’nın uğultuları devam ederken; Beşiktaş’ımın UEFA Avrupa Ligi ön eleme turundaki karşılaşacağı mütevazı Vikingur takımı sessiz sedasız İstanbul’a ayak bastı.

Vikingur’u kaptanları Niclas Niclasen’in kaleminden tanıyalım:

Vikingur takımını ve gündelik yaşamını sizlere şöyle özetleyebilirim; Haftada 40 saat çalışıp bazen 4, bazen 5 gün olmak üzere genelde akşamları saat 6 ila 8 arası idman yapan işçileriz bizler. Yarı profesyonel ve amatörlerden oluşan bir takımız. Benim gibi bankada çalışanından, fabrika işçilerine kadar ve hatta hala eğitimine devam eden öğrencileri de barındıran bir takım (Mektubun tamamını buradan okuyabilirsiniz)

Bizler onları gönderdikleri bu sıcak mektup ile sevip bağrımıza basmaya hazırlanırken, bir güzel fotoğraf da Pennearabiata ‘dan düştü.

Gerçekten de Vikingur’un İstanbul’a turistik seyahat için gelmiş gibi bir havası var. Hele insan İspanyol Milli Takımı’nın nasıl karşılandığını görünce daha da bir üzülüyor.

Neyse ki; Vikingur’u da biz bağrımıza basacağız. Taraftarları, karşılayanları, imza isteyenleri olmayabilir ama, arkalarında mis gibi bir rakip takım taraftarı; çArşı var! Hoşgeldiniz ULAN :)



Beşiktaş Çarşı, Geleneksel Medyaya Karşı !

Sosyal Medya, Spor 5 Yorum

Forza Beşiktaş forumları, Beşiktaş taraftarının internetteki en eski ve en büyük buluşma noktası, Çarşı’nın da yegane interaktif sesidir.

İşte bu alandaki birlikteliği ve içeriği sosyal medyaya taşımak adına bugün Forza Beşiktaş tarafından resmi sosyal medya hesapları duyuruldu:

Facebook Forza Beşiktaş:
http://www.facebook.com/forzabesiktascom

Facebook Forza Beşiktaş TV:
http://www.facebook.com/ForzaBesiktaskTV

Facebook Forza Mail:
http://www.facebook.com/ForzaMail

Twitter Forza Beşiktaş:
http://twitter.com/Forzahaber

FriendFeed Forza Beşiktaş
http://friendfeed.com/forzahaber

“… basın bunu da yazın” :)

« Önceki Sayfa

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes