Aranan Kartal Bulundu.

Spor Yorum Ekle

Beşiktaş’ta bir ara Benfica’dan getirilen ve stadyumda şov amaçlı gösteri yapacağı açıklanan kartal olay olmuştu.

Hatta Türkiye’ye kadar getirilip eğitilen bu hayvanın sırf gösteri amacıyla işkence görmesine tribünler de razı olmamış ve kulüp sessiz sedasız eğitmeni ile birlikte kartalı Lizbon’a geri göndermişti.

Neyse ki Hammacher-Schlemmer zaten kötü bir sezon geçiren taraftara meşgale olacak icadı piyasaya çıkarmış; uzaktan kumandalı robot Kartal!

Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne açık çağrı, 500 dolar verin, bu kartalı getirin.
Bu saatten sonra da bundan iyi transfer olmaz. Video da burada.

Hiç kimse Üzülmez…

Spor Yorum Ekle

Bir Delinin Hatıra Defterinden..

Sevgililer gününde kavga ederek ayrılan aşıkların hikayesi gibi İbrahim Üzülmezin Beşiktaş’tan ihraç edilişi. Genci, yaşlısı, her yaştan Beşiktaşlının gözü yaşlı. Dillerde tek bir şarkı; bu son böyle olmamalıydı…

Bizler Nouma’nın ihraç edilişini hala hazmedemezken, bu son böyle hazırlanmamalıydı.

O 40′ına geldiğinde, İnönü’de alkışlarla futbolu bırakacağı güne layıktı.

Kasım ayında Beşiktaş Dergisine verdiği ropörtajda; “öğrenmenin yaşı yoktur” derken, aslında Beşiktaş’lı olmayı ne kadar çok sevdiğini anlatmak istiyordu. Her ne kadar onu “delirten” hırsına hükmetmeyi öğrenemese de, biz onu bu yüzden seviyorduk.

Kafasını kaldırıp, orta yapmayı da öğrenseydi Real Madrid’de oynar mıydı Üzülmez?
Oynamazdı…

Çünkü Kardemir Karabükspor’da geçen günleri anlatırken yaşadığı çocuksu heyecandan hiç vazgeçemedi. Biz de izin vermedik buna. Üzerinde Beşiktaş formasını taşıdığı ilk günden beri, bu yüzden seviyoruz biz O’nu.

Çoğu kişi için hiç kimse Üzülmez. Peki ya biz?
Peki ya bizim için çok şey değil mi Üzülmez.

Bizim aşık olduğumuz Beşiktaş’ta Quaresma’lar, Guti’ler var mıydı? Neden Beşiktaş’lı olduk biz? Sahi ya. Bizim Beşiktaş’ımız Metin-Ali-Feyyaz’dı, Ulvi’ydi. Recep’di, Kadir’di, Rıza’ydı.

Üzülmez de bize o yıllardan kalan en güzel miras..

Bu yüzden O’nun gidişine Beşiktaş Jimlastik Kulübü üzülmez, Schuster de üzülmez. Ama bizler üzülürüz, deliririz, kahroluruz..

Maç oynanırken Deli İbrahim diye haykırdığımızda bize dönüp eyvallah diyemeyeceği için üzülürüz. Formasında ter olamayacağımız için de.

O’na İnönü’de unutulmaz bir jubile yapılmayacağı için üzülürüz…

Umarım, futbolu Kardemir’de bırakırsın İbrahim. Bu ironi bunu gerektirir.

Umarım, jübilene onbinlerce tarafar gelip, çok sevdiğimiz Karabük’e hiç yaşamadığı bir gün armağan ederiz. En azından bunu bize borçlusun.

Sen hep 19 yaşında, sırtında taşıdığın forma numarası ile, sol kanatta deli gibi eserken hatırlanacaksın. Aşkını da biz anlatacağız, Samiyen’de Galatasaray’a sağ ayağınla attığın müthiş golü gibi.

Robinho Beşiktaş’ta. Peki Beşiktaş nerede?

Spor Yorum Ekle

Bu sene bir transfer sarhoşluğu aldı yürüdü ki delirmemek elde değil. Yok efendim Q7 – Guti bombası, Robinho, Altidore, İbrahimoviç söylentileri, 103 liradan kapış kapış giden 17.000 forma, normalin yarısı sürede satılan kapalı tribün kombinesi. Bu muydu arkadaş derdiniz?  Takım sahaya çıkarken görmemiş gibi iki yıldızı tribüne çağırmak mı?

Geçen hafta Forza’da yazdım. “Tribüne önce Necip çağırılsın” diye, destekleyen kadar geri kafalısın diyenler de oldu. Hayır efendim, geri kafalılık değil bu. Şu meşhur “Beşiktaş sen babamdan kalan miras değil, çocuğuma olan borcumsun” pankartının Türkçe’si!

Örneğin;

Geçenlerde Galatasaraylı bir arkadaşım, “Oğlum bir bilet bul da sizin tribüne gene gidelim” demişti. -yıllar önce kapalı göbekte izlediği maçın tadı var halen damağında.

- Çok zor abi dedim. “Millet birbirini kesiyor bilet için!”

O da bana dönüp, “Sen yıllar önce bu tribün için ne güzel bak bomboş, biz bizeyiz demiştin, hatırlıyor musun, ne hale geldiniz?” dedi. Elbette hatırlamıyorum. Aslında böyle bir laf söylediğimden bile emin değilim, hiç tarzım değil. Ama bu sene tribüne, muhabbetlere bakınca, o cümlenin taşıdığı anlamı idrak ettim.

Biz ne yöne gideceğimizi bilemiyoruz.Neyin içini doldurmak istediğimizden de emin değiliz.

Halkın takımı mı olacağız? Halka arz mı edileceğiz?

Kimimizi romantik bir sevdaya tatminken, kiminin gözünü o vahşi “her yol mübahçılık” bürüdü. Bu Fatih Terimsel yaklaşımlar bir yana, her fırsatta Aziz Yıldırım Fenerbahçe’si ile aramızdaki fark diye göstediğimiz ve arınmakla övündüğümüz “Şampiyonlukta iktidar, yönetimde güç, medyada hakimiyet ve hep daha fazlası” söylemleri, iki pahalı transfer ile ehlileşti. İnanın yarın stadın adı Medical Park olsa, en fazla üç gün kıyamet kopar. Mabedimiz Şeref Bey, Tribünümüz Mehmet Işıklar diye slogan atanlar, Q7 ve Guti’nin diyeti ödensin diye eyvallah der geçer.

Şu Çarşı herkese karşı” maskesinin altına öyle lümpen bir kültür yerleşti ki, öyle ince işlendi ki; içinde abicilik, çetecilik, karaborsa kafaları falan var. “Az zamanda çok ve büyük vurgunlar yaptık” diyebilmek, tribünün ekmeğini yiyebilmek adına, gündüz birlikte çay içtiği, beste yaptığı adamı iki dakika içinde harcayacak insalar doğdu elimize. Bu arkadaşların elinde yükselen Beşiktaş da Medical Parklara layık zaten.

Hiç unutmuyorum;

2003 yılında, Irak işgali öncesi, Abbasağa’daki eski dernekte, tribünde savaş karşıtı neler yapılabilir diye Ayhan Abi ile konuşurken bana aynen şöyle demişti: “Bu bir başlangıç olsun, çocukları da yönlendirelim, bu gidişat hiç iyi değil. Şampiyonluk falan da umrumda değil, 100.yıl da. 100 yıl daha şampiyon olmasak da olur ama bu tribünün gidişatı kötü, önce onu halletmemiz lazım…”

Edemedik yada edemediler. Elendik birer birer. İşte bu yüzden bizim Q7′lere ve ona tapanlar değil, Necip’lere ve onlara sahip çıkanlara ihtiyacımız var. Elbette herkesi bağrımıza basacağız. Ama çocuklarımıza “Şeref’inizle Oynayın, Hakkı’nızla kazanın” cümlesini anlatabilmek istiyorsak;

Metin, Ali, Feyyaz, Recep, Kadir, Ulvi, Rıza, Seba, Şeref Bey, Hakkı Yeten gibi Beşiktaşlı isimlerin ne ifade ettiğini de unutmamalıyız.

Bunun için artık netleşelim.

Halkın Takımı mı?
Halka Arz mı?

Kara Temmuz.

Spor Yorum Ekle

- bir ihtimal daha var, o da siyah mı dersin?

- beyazlar içindesiniz!

ŞÜKRÜ GÜLESİN – 10 Temmuz 1977
ŞAN ÖKTEN – 24 Temmuz 1987
YUSUF TUNAOĞLU – 22 Temmuz 2000
CENK KORAY – 23 Temmuz 2000
BARIŞ AKARSU – 4 Temmuz 2007
MEHMET IŞIKLAR (OPTİK BAŞKAN) – 25 Temmuz 2007
HASAN DOĞAN -5 Temmuz 2008
ORHAN ŞENGÜRBÜZ -18 Temmuz 2009
VEDAT OKYAR – 20 Temmuz 2009

Vikingur Beşiktaş’a Türkçe hoşgeldiniz demek istemiş :)

Spor Yorum Ekle

Vikingur Resmi sitesinde yayınlanan mesaj aynen şu şekilde:

Biz Vikingur size Faroe Adalari ya hos geldiniz diyorum ve bir onur size karsi futbol oynamak için.

Sanırım birazcık Google Translate’in gazabına uğramışlar :)
Ama bu kendilerine can-ı yürekten beslediğim sevginin bir kat daha artmasına engel değil!

« Önceki Sayfa

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes