Salı günü, Erkan Saka‘nın hazırlayıp sunduğu ve BJK TV’de canlı olarak yayınlanan Sosyal Kafa programına konuk oldum. Konumuz İtibar yönetimiydi. Kendilerine misafir perverlikleri için huzurlarınızda bir kere daha teşekkür ediyorum! Keşke Utopic Farm‘ı da düzgün yazsalarmış
Shiftdelete.net; Web 3.0 İstanbul’un sunuculuğunu yapan değerli hocam Fatoş Karahasan ile kısa ve net bir röportaj yapmış. Zira konuya vakıf olan ve konferansa katılmayan pazarlamacılar için güzel bir özet olmuş. Arşive geçmese olmaz.
Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Gülüm Şener ve Öğr. Gör. Yelda Özkoçak’ın birlikte gerçekleştirdikleri “Facebook Fotoğrafları Araştırması”, Facebook kullanıcılarının fotoğraf paylaşma pratikleriyle ilgili ilginç veriler sunuyor.
Infografiğin tamamını görüntülemek için üzerine tıklayabilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta Facebook, sayfa istatistiklerine etkileşimin daha iyi analiz edilebilmesi için yeni bir metrik kazandırarak konuşma sayılarını görünür kılmıştı. Dünden itibaren de bu konuşma sayıları Facebook Sayfalarının ön yüzünde, sol tarafta, hayran sayılarının altında, sayfanın ne kadar etkileşim yarattığını vurgulamak için yerini alıyor.
Peki Bunun Ne Önemi Var?
Özetleyecek olursak, bir sayfanın ne kadar “iyi” ne kadar “başarılı” olduğunun tek ölçütü olarak sayılan hayran sayısı ikinci plana geçiyor. Facebook aslında çok zekice bir hamle ile markalara “üyelerimi harakete geçirin” mesajı veriyor. Kullanıcılarına ise, bir sayfayı beğenmeden önce sayfanın ne kadar aktif olduğunu görme şansı tanıyor.
Bu durum, hayran sayısını arttırmak için kurgulanan bütün gereksiz stratejilerin önüne geçmek anlamına geliyor. Yani artık hayran sayısını arttırmak için fütursuzca para harcamak yerine, sayfanın cazibe merkezi haline gelmesi için projeler üretme devri. Üstelik markalar bunu sürekli kılmak durumunda çünkü bu istatistik sadece son 7 günü kapsıyor.
Umarım bu yazı, bugüne kadar süregelen düzene kanan markalara ve onları kandırmaktan gocunmayan ajanslara tez ulaşır. Çünkü Facebook’un konuşma sayıları, düzene sokulan çomaklardan sadece ilki. Çok yakında bir kaç değişikliğe daha tanık olacağız.
Kıymeti bilinmeyen fikirler vardır. Aslında fikir iyidir iyi olmasına ama, iletişimci eskidir. Bu yüzden günümüzde iletişimcilerin, amaca hizmet eden fikrin nasıl kabul göreceğini düşünmesi gerekmektedir.
Acı olansa, eskilerin hor gördüğü tüketicilerdir. Çünkü tüketici kalıcıdır. Mesaj ise geçici. İletişim tekrarlandıkça, mesaj kifayetsizleşir. Daha sıkıcı, daha sıradan olur. Tüketici de yeni mesajlara, yeni mecralara açar algı kapılarını.
Rafine edilen onlarca yaratıcı fikir işte böyle tarihe gömülür. Oysa iletişimcilerin mezar kazıcılarına, iş birlikçilere, müttefiklere ve şahitlere ihtiyacı vardır. Bunun için de tüketilen değil türetilen mecralara kafa yorulmalıdır.
Kıymeti bilinen fikirler de salt yaratıcı olanlar değil, sürdürülebilir ve türetilebilir olandır.