Bi’ “boka” yaramak!

Serbestleme Yorum Ekle

Düşünürsen önemsersin. İnanırsan değiştirebilirsin. Peki sen neredesin? Hayatın her alanına bu kadar haksızlık, eşitsizlik, adaletsizlik sığabiliyorken, sen ne bok yiyorsun?

Tamam, hadi sakinleşelim. Şimdi ne yapıyorsun bırak, etrafına bak. En azından bi boka yara! Sadece umursa..

Yukarıda yazanlar bana ait. Ama Give a Shit!‘in düsturu da farklı değil. Gerisini size Nikki Reeds anlatsın:

ve CHP yemin eder..

Serbestleme Yorum Ekle

Yemin Mevzu..

evet, bana ait.

Bilgi’li olmanın laneti…

Serbestleme Yorum Ekle

Şu anda, İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlük binası önünde toplanan öğrenciler, Bilgisayar Bilimleri Bölüm Başkanı Chris Stephenson’a açılan soruşturma ve akabinde gelecek olan okuldan ihraç edilme girişimine karşı toplanıyorlar.

Ayrıca bu akşam yapılacak olan, Fen-Edebiyat Fakültesi Mezuniyet Töreni’nde de protestolar devam edecek.

Peki nedir olan biten? “Chris Hoca Hakkında Açılan Soruşturma Geri Çekilsin !” etkinliği sayfasından aynen aktarıyorum:

İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetimi bir ilke daha imza atarak, Chris Hoca hakkında, üniversiteye dair gerçek dışı ifadeler içeren bir e-mail yayınladığı gerekçesiyle soruşturma açtı. Bilgi Sendika’nın önde gelen isimlerinden biri olan Chris Hoca, geçtiğimiz dönem başında, senelerdir yürüttüğü Bilgisayar Bilimleri Bölüm Başkanlığı görevinden alınmış ve bölümü hakkında alınan kapatma kararı açıklanmıştır.

Biz, öğrenciler olarak, …”Kurumların huzur, sükun veya çalışma düzenini bozmak”, “resmi sıfatın gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” gibi belirsiz ifadeler içeren bir yönetmeliğe dayandırılan, hiçbir şekilde akla, mantığa sığmayan ve üniversite yönetiminin sahip çıkma iddiasında olduğu katılımcılık, saydamlık ve sorunların diyalog yolu ile çözülmesi ilkelerine ters düşen bu soruşturmayı protesto etmek için 29 Haziran Çarşamba günü saat 17.00′de Rektörlük binasının önündeki çimenlerde toplanacağız.

Özellikle okumanızı rica edeceğim şey, Chris’in akademik mail grubuna gönderdiği e-mail:
http://bilgileaks.tumblr.com/post/6845621416/chris-stephenson-bilgi-dunya-rekoru

Açılan soruşturma, neden açıldığı ve kimin ön ayak olduğunu da buradan okuyabilirsiniz.
http://bilgileaks.tumblr.com/post/6846323927/bilgide-bir-ilk-daha-disiplin-sorusturmasi

Son olarak da, sendikalı Bilgi çalışanlarının olayla ilgili yaptığı açıklama burada:
http://bilgileaks.tumblr.com/post/6845664245/chris-stephenson-hakk-ndaki-sorusturma-geri

Bütün özgürlüklerin tükendiği bir toplum olma yolunda hızla ilerlerken, özgürce fikir ve düşünce üretip, türetilmesini destekleme gayreti göstermesi gereken kurumların, yani üniversitelerin geldiği nokta da işte bu.

Akademisyenlerin kendi aralarında diyaloga yer vermeksizin birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalıştığı bir ortamda öğrenciler nasıl eğitilir, hangi ahlakla yetişir? Cevabını sizlere bırakıyorum.

Görsel de bu zihniyetin üreteceği beyinlere gönderme olsun.

Sosyal Çağda İletişim ve Örgütlenme Üzerine – 2 (#22agustos)

Serbestleme, Sosyal Medya Yorum Ekle

Bir önceki yazımı “Eskiden örgütlenmek kolay, iletişmek zordu. Şimdi ikisi de kolay ama, biz böyle mutluyuz.” diyerek bitirmiştim.

Dün “İnternetime Dokunma!” yürüyüşünde gördüm ki mutsuz olanların sayısı bir hayli fazla.

Fakat bu fazlalık halen örgütsüz.


Görsel: Onur Cengiz (via Haber Sol)

Aslen örgütlenmek, demokrasilerde ortak bilincin yönetim üzerinde baskı grubu oluşturarak, meşru zeminde ülke yönetimine etki edebilmesini sağlamak demektir. Sokaklara dökülerek sesi yükseltmek, bu işin sadece tek bir boyutudur.

Bu yüzden bu işin geniş bir alanda ele alınması ve önünün açılması lazım. Dernekler, sendikalar, meslek örgütleri, vakıflar, siyasi partiler ile birlikte çalışılması; sivil toplum örgütlerinin işe dahil edilmesi lazım.

Ancak o vakit “yürüdük geldik” söyleminin ötesine geçebilir, geleneksel medyanın bizleri kale almasını sağlayabiliriz.

Siyah-Beyaz 1 Mayıs!

Serbestleme Yorum Ekle

Bu sene 1 Mayıs sabahına uyandığımda, içimde garip bir his vardı. Zira geçen sene ilk defa Taksim’de izinli olarak düzenlenen ve olaysız geçen 1 Mayıs’ta herkesin yaşadığı şaşkınlığın bu sene de topluluğun geneline hakim olup olmayacağını ve seçim öncesi meydanın nasıl bir havaya bürüneceğini çok merak ediyordum.

Sendika, emek ve işçi gibi kavramların yeniden tanımlanması gibi tartışmalar bir yana dursun, 1 Mayıs bu sene geçen seneden biraz daha iyi bir organizasyon ile gerçekten bir bayram gibi kutlandı.

Ne yalan söyleyeyim, bibergazı, panzer, polis copu olmadı mı şaşırıyor insan. Geçen sene de onca yıl sonra yaşanan heyacanın nedeni buydu. Herhalde daha önceleri Çağlayan’da ve Kadıköy’de kutlanan 1 Mayıs’lardan, Taksim’deki izinsiz gösterilerden alışılagelen bir piskoz olsa gerek bu.

Ben 2006’dan beri 1 Mayıs’a Çarşı ile birlikte katılıyorum. Çünkü doğduğumdan beri içinde olduğum bu güruhu, onca sol fraksiyon varken, kendimi en doğru şekilde ifade edebildiğim yer olarak tanımlıyorum.

Devamını Oku

« Önceki Sayfa

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes