Mart 9, 2011
Reklam
Yorum Ekle
“Kadınlar olmasaydı, 8 Mart’ın bir anlamı olmazdı…” Bak sen!
“Pembe Kimlik Kampanyası” O da nesi?
Günlerdir izliyorum bu reklamı, her seferinde de miğdem bulanıyor. Bu nasıl bir reklamcılık anlayışıdır ben çözemedim. Hadi fırsatını bulduk, kampanya patlatalım kafasını anlıyorum da. Yahu, 8 Mart’ı nasıl bu kadar aşşağılık bir şekilde kullanmaya cürret eder, bu insanları salak yerine koyarsınız?
8 Mart’ın mevcut özdeğeri, dünya genelindeki kadın ve erkek eşitliğinin sağlanması değil midir? Yani kimlikler arasındaki farkların, ayrımcılığın ortadan kalkması değil midir? İnsanların Mavi yada Pembe olarak ayrıştırılmaması değil midir?

Halen nasıl kalkıp, sanki çok özel bir ayrıcalıkmış gibi pembe nüfüs cüzdanınla gel, indirimi al diyerek, çok iyi birşey öneriyormuşcasına ortaya çıkabiliyorsunuz? Bu kadar mı boku çıktı bu işlerin…
“Pembe kimliğiniz ile gelin, indirimi götürün!” Bundan daha aşikar bir ayrımcılık olabilir mi? Hele 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’ne özel bir kampanya düsturu ile…
Hani, reklamda kadın kullanımı açısından, bu reklamın kadına toplum içerisinde biçtiği rolü “Siz Saraylara Layıksınız” diyerek ört pas etme çabasını da takdir etmiyor değilim.
Hedef kitle jargonu altında kadına sadece ev kadını rolünü layık gördüğünüzü kimse anlamıyormuşcasına “Siz Saraylara Layıksınız” yaratıcılığını da..
Evet, Saray Halı’ya göre kadınlar Saray’lara layık. Ama daha fazla cariyelik için..
Ocak 22, 2011
Reklam
Yorum Ekle
Reklam ikiye ayrılır. Bernbach öncesi ve sonrası. Yada şöyle diyelim: küçük düşünenler ve büyük düşünenler. Küçük düşünenlerden kasıt, efsanevi “Think Small” ilanlarına gönderme aslında. Hatırlamayanlar için “Think Small” bu linkte yer alıyor. (Aşağıdaki ilanın önüne geçmesin diye yazıya iliştirmiyorum.)
Bernbach’ın 1960′larda Volkswagen ile hayatımıza soktuğu yenilikçi anlayış için aslında günümüz algı yönetimi sistemlerinin atası diyebiliriz. Bugün bu anlayışın hala devam ediyor olması da William Bernbach’ın şaşırtıcı dehasını gösteriyor aslında.
Ben de kendimce bu dehayı formülize etmeye çalıştım:
1- Yeni bir şey söyle, dikkat çekici olsun.
2- İçine mizah kat, tüketici kendi zekasını kullansın.
3- Metinler kısa, görsel iddialı olsun.
4- Gerekli değilse metin/görsel olmasın)
Tıpkı şu yeni “Polo BlueMotion” ilanı gibi yani…

Reklam Ajansı: DDB, Brüksel, Belçika
Yaratıcı Yönetmen: Peter Aerts
Reklam Yazarı: Régine Smetz
Sanat Yönetmeni: Jeroen De Jong
Müşteri Ekibi: Miguel Aguza, Quentin Maryns
Aralık 19, 2010
Pazarlama, Reklam
Yorum Ekle
Bookmarklarım arasında takılı kalmış. İnceleyince paylaşmak istedim.
Eylül 29, 2010
Haber, Reklam
Yorum Ekle
Dün akşam yenibiris.com relansman partisine katıldım. Dostların yanı sıra bir çok müşterimle ve çözüm ortaklarımızla sohbet etme fırsatı da buldum. Gerçi İstanbul trafiği yüzünden sunuma geç katılabildiğim için, relansmanda tanıtılan yeniliklere yetişemedim ama parti yaşanmaya değerdi.
Bu arada yenibiris.com ile bir bağıntısı olmasa da, aşağıdaki reklam filminin vaadini, yenibiris.com ile çok örtüştürdüğüm için fırsat bilerek paylaşmak istedim. Acaba siz ne düşüneceksiniz?
Ee, sizin yöneticinizle aranızdaki fark nedir
Mayıs 5, 2010
Reklam
3 Yorum
Şu sıralı otogaz sistemleri pazarında ne para varmış arkadaş ya ! Oldum olası şaşarım zaten bu kadar çok diziye reklam verecek parayı nereden buluyorsunuz diye. Hele hele son iki yıldır düzenli olarka Arka Sokaklar ve Kurtlar Vadisi gibi pahalı dizilere reklam veren Atiker ve Zavoli sıralı otogaz sistemleri markalarını ayrıca takdir ediyordum ki; LOVATO sıralı otogaz sistemleri reklamını görene kadar.
Buyrun karşınızda Tırtlar Vadisi Lovato Reklamı, yorumsuz. (Youtube)