Uludağ Limonata, Turkcell ve Daft Punk ile ADV 101

Reklam Yorum Ekle

Bu yazıyı yazmadan önce, hangi unsuru ön plana çıkarsam diye uzun uzun düşündüm. Çünkü aynı anda birden fazla hatayı barındıran zincirleme bir yanlışlar sürüsü var. İlk olarak işe yaratıcılık açısından yaklaşalım.

Mart 2011′de Sosyal Medya ve Yaratıcı Reklamcılık üzerine bir yazı kaleme almış ve artık tüketicileri şaşırtmanın neden zor olduğunu irdelemiştim. Kasım 2011′e geldiğimizde bunun güzel bir örneğini bu ay içinde yayına çıkan “Hazır Kart Konuş Kazan Tarifesi” reklamı ile gördük aslında. Youtube’un en meşhur videolarından biri olan “Daft Hands’in kötü bir uyarlaması ile Turkcell bünyemizde hayal kırıklığı hasarları yarattı.

Haydi elleri bir kenara bıraktık, bu “yaratıcılığa” razı olduk diyelim..
Peki pişti olan cingıla ne diyeceğiz?

Aynı reklam kuşağında hem Uludağ Limonata’nın, hem de Turkcell’in, aynı müzik ile yer alması gerçekten bu kadar doğal mı karşılanmalı? Yani bu iki markadan birisi çıkıp da “yahu böyle iş olmaz” demiyor mu? Uludağ Limonata için bu durum bir fırsat teşkil edebilir ama, Turkcell için aynısının geçerli olduğunu ben düşünemiyorum.

Bu nasıl bir algı yönetimi, nasıl bir imaj trasferidir varın bu yorumlardan yola çıkarak siz karar verin.

Ya da. Eller Havaya!

Eskiler alırım…

Medya, Pazarlama, Reklam, Sosyal Medya Yorum Ekle

Kıymeti bilinmeyen fikirler vardır. Aslında fikir iyidir iyi olmasına ama, iletişimci eskidir. Bu yüzden günümüzde iletişimcilerin, amaca hizmet eden fikrin nasıl kabul göreceğini düşünmesi gerekmektedir.

Acı olansa, eskilerin hor gördüğü tüketicilerdir. Çünkü tüketici kalıcıdır. Mesaj ise geçici. İletişim tekrarlandıkça, mesaj kifayetsizleşir. Daha sıkıcı, daha sıradan olur. Tüketici de yeni mesajlara, yeni mecralara açar algı kapılarını.

Rafine edilen onlarca yaratıcı fikir işte böyle tarihe gömülür. Oysa iletişimcilerin mezar kazıcılarına, iş birlikçilere, müttefiklere ve şahitlere ihtiyacı vardır. Bunun için de tüketilen değil türetilen mecralara kafa yorulmalıdır.

Kıymeti bilinen fikirler de salt yaratıcı olanlar değil, sürdürülebilir ve türetilebilir olandır.

Google Adwords Express!

Pazarlama, Reklam Yorum Ekle

Bugün en çok dikkatimi çeken şey Google’ın yerel ölçekte iş yapan işletmeler için kurguladığı, kullanımı çok daha kolaylaştırılmış “Adwords Express” için hazırladığı tanıtım videosu oldu.

Aslında hizmetin detaylarını anlatmaya niyetliydim ama, video bu işi fazlasıyla üstleniyor. Tek diyebileceğim, özellikle mobil platformlar için çok başarılı bir çözüm olduğu. Detaylı bilgi için: http://www.google.com/awexpress/

Sosyal Medya ve Yaratıcı Reklamcılık

Reklam, Sosyal Medya Yorum Ekle

Reklamcılığın altın çağı olarak lanse edilen, bugün ise namına diziler çekilen 60′lar ve 70′ler, kapitalizmin palazlandığı o yıllarda; toplumlara tüketim alışkanlığını yerleştirmek ve sistemini garanti altına almak için reklamlar aracılığı ile yaratıcılığı çok verimli kullanıyordu.

Devrin sıradışı ve üretken dahileri; işbilir ajans patronları ve tek sesli medya sayesinde dünyaya damgasını vuruyordu. Bir bakanın, bir daha bakmak isteyeceği fikirler bazılarını hayrete düşürürken, yıllar sonra reklamcılık okullarında okutulan fenomenlere dönüştü.

Oysa biz “Yaratıcılık doğuştan mı gelir? Yoksa sonradan öğrenilebilir birşey midir?” diye tartışırken, insanoğlu 2000′li yılların başında entellektüel sermayesini internette paylaşıyor ve herkes kendi penceresini bir diğerine açıyordu.

İşte bu noktadan sonra yaratıcı fikirlerin reklam ve medya dünyasına ait olmadığı anlaşılmaya başladı ve sosyal medya ile birlikte yaratıcı reklamcılık zorlaştı.

Herkesin hem üretici, hem yaratıcı, hem yayıncı, hem de dağıtımcı olduğu, elektronik ağ altyapısına dayalı günümüz bilgi paylaşımı modeli, reklamcıların tüketicileri şaşırtma kabiliyetini zorlar halde geldi.

Artık tüketicinin dört bir yanında yeni ve yaratıcı içerik üreten bloglar, tweetler var. Artık kimse kolay kolay bir ilana bakıp “vay canına” demiyor.

Bugün geleneksel iş yapış biçimine aşina bir çok ajansın tökezlemesinin, markaların gün geçtikçe sosyal medya iletişimine önem vermesinin, hükümetlerin yeni medya yapılanmalarını kontrol etmek istemesinin nedeni de bu aslında.

Kim ulan bu kentin zaptiyesi?

Reklam, Viral Yorum Ekle

İstanblue Vodka’nın “şehrin ta kendisi” reklam filmi, son günlerde en çok konuşulan işlerden birisi oldu. Gerçekten de güzel iş. Ajansın yaklaşımı, marka stratejisi ve reklam metni o kadar güzel harman olmuş ki, her izleyenin kendini katabileceği kadar yalın bir iş çıkmış.

Gene de bu reklam filmini izlediğimde aklıma 3 sene önce yayınlanan Binboa Vodka “gece bizden sorulur” reklam filmi geliyor. İki film de aşağıda. Siz de bu iki filmi izlediğinizde göreceksiniz ki, her ikisi de aslında aynı vaadi veriyor. Gece, seks ve eğlence.

Başka ne olacak ki dediğinizi duyar gibiyim de aynı malı satan iki markanın kendine biçebileceği başka roller, konumlanmak isteyebileceği yeni boşluklar da bulunabilirdi elbet.

« Önceki Sayfa

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes