Türk İşi İnternet Kullanım Alışkanlıkları

Medya, Sosyal Medya Yorum Ekle

Bugün TTnet Kurumsal Blogu‘nda, ComScore verileri üzerinden Türkiye’nin internet kullanımı analiz edilmiş. İncelemeden önemli gördüğüm bir iki satırı paylaşmak isterim.

İnternet kullanım alışkanlıklarımızla benzerlik gösterdiğimiz Avrupa’daki internet kullanıcılarının online dünyada markalardan ne beklediğine bakıldığında; markanın indirim avantajı sunması %60 oranla ilk sırada yer alırken bunu, %40’lı oranlarla; faydalı online aplikasyonlar yaratması, müzik, film gibi içerikleri indirmeye olanak vermesi, ilgilenilen haber ve analizleri sağlaması ile yeni bilgileri paylaşıyor olması izliyor.”

Yani tüketicilere ulaşmanın yolu indirimden ve bilgiye erişimde süreci kısaltan uygulamalardan geçiyor.

“En çok zaman geçirilen siteler; portaller, sosyal networkler, anlık mesajlaşma ve oyun siteleri.”

Diğer bir deyişle internet tüketicileri muhtemelen her gün MyNet, Facebook, MSN ve KralOyun’a ziyaret gerçekleştiriyor. :)

Araştırmanın Tamamı İçin Tıklayın.

Beren Saat gibi işliyor..

Medya 1 Yorum

Daha önce sinema filmi olarak uyarlanan ve başrolde Hülya Avşar’ın oynadığı “Fatmagül’ün Suçu Ne?” şimdiden dillere destan oldu. Özellikle geçtiğimiz sezona entrikaları ve sevişme sahneleri ile damgasını vuran “Aşk-ı Memnu’dan sornra, herkes Beren Saat’li tecavüz sahnesini merakla bekler durumda. Bu ne biçim iş arkadaş?

Öte yandan düşünecek olursak,  bu yapımın Beren Saat’in kendini ölümsüzleştireceği yapım olduğunu söyleyebiliriz. Bunu şunlara dayanarak söylüyorum. “Aşk-ı Memnu” gibi bir dizinin ardından daha da iddialı bir başrolde olmak, yapımcıların kendisine ne denli inandığını gösteriyor. Artık bu kıza seks içeren ne versek yerler hesabı. Bir de Beren Saat artık Müjde Ar rollerinde değil, Hülya Avşar popülaritesinde. Yani, Beren Saat yeni bir “Berlin in Berlin” potansiyeli. Arz Ederim.

Survivor’dan gol haberi mi var? 2-2 mi oldu?

Medya 1 Yorum

Süper Toto Türkiye Ligi’nde 2010 – 2011 sezonu başlayınca, Acun da kendine geldi. Önce “Var mısın? Yok musun?” tekrar hayatımıza girdi. Öte yandan Survivor’da finale yaklaşılıyor falan filan. Bakmayın bu kadar çok işle uğraştığına, krediler ile ancak dönebiliyor Acun.

Bu yüzden olsa gerek, biraz daha reyting alabilmek adına bu akşam, Survivor’ın rahatsızlarından Bursaspor’lu Ertan, takımının geçen sezon şampiyon olduğunu öğrenecek haberleri yapılıyor.

Tabi, orada ne set işçileri, ne kameramanlar, ne de arada sırada aradığı eşi dostu bunu ona hiç söylemediği için (!) biz de şaşırarak ve büyük bir merakla televizyonlarımızın karşısına geçip, halen Fenerbahçe’nin şampiyon olduğunu sanan Ertan’ın maymun sevincine, mutlaka yapacağı timsah yürüyüşüne falan salak salak bakacağız.

Bir maniniz yoksa bekleriz.

Artık suç değil, sevgi işleyin..

Medya 2 Yorum

Polis teşkilatı 165. yılını “artık suç değil, sevgi işleyin” diyerek yurdun dört bir yanında kutladı. Ben bu sloganı ilk duyduğum andan itibaren anlayabilmiş değilim zaten. Kısaca her vatandaşın potansiyel bir fail, potansiyel bir suçlu olarak görüldüğünün beyanı niteliğinde çünkü.

Emir kiplerinin arkasına sığınarak topluma “suç işleme, sevgi işle” demek, aslında “her an tepenizdeyiz, akıllı olun” demektir ve demokratik bir toplum olmaya yolunda olduğu söylenen Türkiye’ye yakışmamaktadır.

Nitekim, Kuşadası’ndan gelen üzücü haber ile bu söylemin aslında ne kadar kuvvetli olduğunu gördük. Milliyet’te yayınlanan haber metni aynen şöyle: “Sivil polis yol ortasında şüphelinin alnına sıktı” Nasıl yani ? Peki Neden..

Şayet, çocuğun vurulduğu yerin hemen yanındaki dükkan sahibine göre gerçekler vahimin çok ötesinde:

Polis çocuğu tutmuştu. Önce ayağına doğru ateş etti. İsabet etmedi. Sonra başına namluyla vurdu. Polis olduğunu o anda bilmiyorduk, ‘Yapma’ diye yalvardık. Çocuğu yerden kaldırdı. Başına ateş etti. Altı yedi sivil polis şahitlik yapmamamız için bize gözdağı verdi…

Bu kadar da değil…

Tüm yaşananlar iki dakika içinde oldu. O çocuk pisi pisine vuruldu. Vurduktan sonra bize ‘155’i arayın gelsin’ dedi. Biz de kızdık. 155’i aradık. İki dakika içinde sivil ve diğer polis ekipleri geldi. Yerde bir bıçak vardı. Ama çocuktan düşüp düşmediğini görmedim. Diğer polisler, çocuğu vuran polisi apar topar ekip arabasına bindirerek götürdü. Çünkü buradaki halk vuran polisin üzerine yürümek istedi.

Valilik ise olayı bambaşka şekilde ele alıyor:

Hakkında ‘yakalama emri’ bulunan Tamaç, polis tarafından götürülmek isteyince bıçak çekti, yaşanan ardebedede polisin silanı ateş aldı.’

Bu kadar basit işte. Silah ateş aldı. Yani ortada bir suçlu varsa O polis değil, silah suçlu. Tıpkı trafik veya enflasyon canavarı gibi. Biz suçu hep birilerine atıp, aradan sıyrılan bir milletiz zaten.Hadi biz iletişimciler bu işi iyi biliriz. Peki toplum?

Şayet o görgü tanığı olmasaydı, biz bu haberi nasıl tartabilirdik ki?

Ya Festus Okey’ler, Metin Göktepe’ler onlara ne olmuştu? Gözaltında kaybolanlara, parkta içki içtiği için tekmelenerek öldürülen gence, dur ihtarına uymadığı için kurşun sıkılarak öldürülenlere? Onlar için de açıklamalar yapıldı, komisyonlar kuruldu, memurlar açığa alındı, gazetelerde yazılar yazıldı falan. Sonra…

Sonra bir başka ölümle hatırlandılar işte. Demek ki suç değil, sevgi işleyin demekle yada 3 saatlik diziler çekerek ideal olanı göstermelik olarak sunmakla iyi polis olunmuyor.

Malesef Türkiye’de adalet kolluk kuvvetlerinin tetiğinde, göstermelik olarak kurulan komisyonlarda ve gene öylesine açığa alınan memurların belinde can çekişiyor.

Not:
Tamaç’ın yere yığıldığı yerin yakınındaki Yay-Tun Et Galerisi’nin sahibi Mehmet Yaylacı’nın anlattıklarını okumak için burayı tıklayabilirsiniz. http://www.internethaber.com/polis-cocugu-alnindan-vurdu-244881h.htm

Heineken Erkeğin Bilişsel Çelişkisini Sorguluyor !

Medya, Pazarlama, Reklam, Sosyal Medya, Viral 2 Yorum

Heineken Erkeğin Bilişsel Çelişkisini Sorguluyor derken şaka yapmıyordum. Tez konusu olabilecek bir fikri ele alan Heineken, bugünlerde internette en çok konuşulan marka.

Aşağıdaki videoyu yorumlamadan önce Murathan Mungan’ın o çok sevdiğim dizelerini paylaşmak isterim: “Ya dışındasındır çemberin, yada içinde yer alacaksın. Kendin içindeyken kafan dışındaysa çaresi yok kardeşim, mutsuz olacaksın”

Şimdi Heineken, Murathan Mungan, Erkeklik, Bilişsel Çelişki -belki tam olarak doğru terim değil ama- “ne diyorsun yicit yahu” demeyin. Hepimizin hayatında vazgeçemediği zevkler ama tam karşılarında duran sorumluluklar ve görevler var.

Videoyu izleyince siz de bana hak vereceksiniz …

Heineken’in öne sürdüğü Hipotez şu:

  • Erkeklere dair en kutsal dakikalar, arkadaşları ile birlikte futbol izledikleri anlardır.
  • Fakat zamanla bu anlar riske girmeye başlar.
  • Biz bunu hedef kitlemize hatırlatmak için Real Mardid – AC Milan Şampiyonlar Ligi maçının olduğu günü seçtik.
  • Maçın olduğu gün, sahte bir şiir ve klasik müzik etkinliği tertipledik.
  • 200 tane iş birlikçimiz sayesinde 1000′den fazla AC Milan taraftarına maçı kurban ettirdik.
  • Bunu sağlayan 100 Kız Arkadaş, 50 Profesör ve işbirlikçimiz olan veya editörüne kurban giden bir çok gazeteciydi.
  • Etkinlik Sky Sport kanalında, spor camiasının ünlü simaları eşliğinde naklen aktarıldı.

    Sonra ne mi olmuş ?

İnanılmaz, değil mi? Dün “Aslolan tüketici zihnine marka vaadini yerleştirmek ise, markalar bunu sosyal ağların dinamiği ile nasıl ele alabilir onu ön görmeli. Bu kadar basit..” derken tam olarak bundan bahsediyordum.

« Önceki Sayfa Sonraki Sayfa »

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes