Eskiler alırım…

Medya, Pazarlama, Reklam, Sosyal Medya Yorum Ekle

Kıymeti bilinmeyen fikirler vardır. Aslında fikir iyidir iyi olmasına ama, iletişimci eskidir. Bu yüzden günümüzde iletişimcilerin, amaca hizmet eden fikrin nasıl kabul göreceğini düşünmesi gerekmektedir.

Acı olansa, eskilerin hor gördüğü tüketicilerdir. Çünkü tüketici kalıcıdır. Mesaj ise geçici. İletişim tekrarlandıkça, mesaj kifayetsizleşir. Daha sıkıcı, daha sıradan olur. Tüketici de yeni mesajlara, yeni mecralara açar algı kapılarını.

Rafine edilen onlarca yaratıcı fikir işte böyle tarihe gömülür. Oysa iletişimcilerin mezar kazıcılarına, iş birlikçilere, müttefiklere ve şahitlere ihtiyacı vardır. Bunun için de tüketilen değil türetilen mecralara kafa yorulmalıdır.

Kıymeti bilinen fikirler de salt yaratıcı olanlar değil, sürdürülebilir ve türetilebilir olandır.

E-Kitap: Cesur Yeni Medya

Haber, Medya, Sosyal Medya Yorum Ekle

Alternatif Bilişim Derneği,
Cesur Yeni Medya” adı altında ilk e-kitabını yayınladı.

Alternatif Bilişim Derneği’nin 19 Aralık 2010’da Wikileaks ile destek eylemi yapması sonrası başlayan süreç ve ardından gelen tartışmaların sonucunda ortaya çıkan bu kitapta;

Tunus’ta başlayıp Mısır’a ve diğer birçok Arap ülkesine sıçrayan, akabinde Libya’daki gelişmeleri tetikleyen “Arap” isyanlarında yeni medyanın oynadığı rol nedir? Elektronik ağlar hükümetleri, rejimleri değiştirebilir mi? Wikileaks soruşturmacı gazeteciliğin neresinde duruyor? gibi olgular ele alınıyor…

Ben henüz derlemenin başlarındayım. Okudukça, notlarımı ve görüşlerimi paylaşacağım.
Özellikle geçen ay kaleme aldığım “Sosyal Çağda İletişim ve Örgütlenme” kritiğinden sonra, büyük bir iştahla okuyacağım! Açıkcası hasta yatağımda merakımdan uykusuz kaldım.

Göz atmak için: http://ekitap.alternatifbilisim.org/cesur-yeni-medya.html

Aref vs Justin Bieber

Medya, Sosyal Medya, Viral Yorum Ekle

“Yetenek Sizsiniz” yarışmacılarından Aref, Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde başka hiç bir şey yokmuşcasına günlerdir konuşuluyor. Olumlu yada olumsuz kendimi şu muhabbetten soyutlamıştım.

Zira memlekette ve dünyada olan biten onca şeye benim havsalam yetmezken, Türkiye’de insanların neyi anlamaya çalıştıklarını merak etmekten yorulduğum için…

Velhasıl Aref’in an itibariyle Youtube’da Entertainment, News&Politics ve Most Viewed kategorilerinde ilk sırada yer alıyor olması ve 3 Milyondan fazla izlenme sayısına ulaşması, en azından bu tutumumu değiştirmeye yetti. Ne de olsa işimiz gücümüz popüler kültür.

Hatırlayanlar varsa lütfen beni uyarsınlar. Ben daha önce böyle “ulusal bir başarı” görmemiştim. Hatta Eurovision’dan sonra gayet geçerli bir derece Aref’in 3 güne 3 Milyon izlenmeye erişmesi.

Ama yine de yetmiyor, olmuyor. Gavurun ünlüsü geliyor, CSI’da rol alıyor, bir de üstüne vurulup ölüyor, Viral Video Chart dengelerini alt-üst edip, üç günde tam 10 Milyon izleniyor.

Bazı şeyleri anlamak kolay, anlatmak zor. İşte öyle birşey:

İsyanın Haritası!

Haber, Medya Yorum Ekle

17 Aralık 2010 tarihinde Tunus’la başlayan başkaldırı giderek yayılıyor. Mısır’da isyanın ilk haftası geride kalırken, Lübnan, Ürdün, Yemen, Sudan, Fas başta olmak üzere ortadoğu ve Afrika’da halk sokaklara çıkıyor.

Aşağıda bu gelişmeleri özetleyen, NTV MSNBC’nin görselleştirdiği İsyan Haritası yer alıyor.

Direnişe Selam!

Siz “A” demeden biz Abdi İpekçi’yi anladık..

Medya Yorum Ekle

Milliyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca, TRT’nin Kozmik Oda programında ağırlandı. Hem de ne ağırlanma. Programda İpekçi cinayetine ilişkin tek bir kelime dahi sorulmadı.. Belki de sırf bu yüzden programın adına “Kozmetik Oda” demeli!

Gerçi ben de Ağca ile ropörtaj yapsam, bende İpekçi’den hiç sözü açmazdım herhalde… Onca yıl sonra ilk defa ekrana çıkan Ağca’ya Türkiye’nin karanlık tarihinin en kuytu köşesinde yer alan en önemli dosyalardan birini, failine neden hatırlatayım ki? Eh günümüzde gazeteci olmak da bunu gerektirir değil mi?

Zamanında, üniversite okurken, “Public Argumentation and Debate” dersinde (literatürde Türkçe karşılığını bilmiyorum) değerli hocamız Galip İsen bize bir proje/ödev vermişti: “Müslüman mahallesinde salyangoz satacaksınız, gidin imkansız bir fikri bana ve tüm sınıfa pazarlayın” demişti. (Dora Sesimi Duy!)

Biz de bir kaç kafadar Ağca’dan bir halk kahramanı yaratılabilir tezini, -ne kadar inanmasak da imkansızı denemek için- medya aracılığı ile gerekli toplumsal koşulları nasıl sağlayabileceğimizi de ön görerek sunmuştuk. Daha sonra, sınıfta bir anket yapmıştık. Bu tez iş yapar mı diye…

İşin ilginci, sınıfın yarısından fazlasını Ağca’yı Charles Manson’dan bile ünlü yapıp, pazarlayabileceğimize ikna etmiştik. Biz o tarihte buna her ne kadar inanamasak da, bugün o imkansız şey gerçek oluyor..

Birileri Ağca’yı piyasaya sürüp, üç maymunu oynayıp, sırtından para kazanıyor. En ilginç olanı ise, kimsenin buna gıkını çıkarmaması. Buyrun işte..

TRT’ye Ağca “konuk” oluyor, sorular tamamen populist eksende seyir ediyor, Abdi İpekçi tabu oluyor. Yahu peki neden? diye sorunca da şöyle bir cevap alınıyor:

“Ağca ile röportaj yapma şansı ele geçirip, bunu gerçekleştirmeyen bir insanın gazeteciliği bırakıp limon satması gerek, ama tutarlı davransın lütfen limon satarken, satacağı insandan sabıka kaydını da istesin”

Resmen söyleyecek söz bulamıyorum. Birgün gazetesi vermiş zaten cevabı:
Limoncu bile İpekçi Suikastini Sorardı!


« Önceki Sayfa

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes