Maliye Bakanı Mehmet Şimşek “Vatandaştan aldığımız vergileri, TEKEL işçilerine vermek ne hakka, ne hakkaniyete uygun. Hükümet olarak vatandaşın parasını çarcur etme lüksümüz söz konusu değildir.” diyerek tribünlere oynaya dursun; vatandaş tribünlerde işçisine sahip çıkmaya devam ediyor.
Bunun ilk örneğini 17 Ocak’ta Ankara’da Tekel İşçilerine destek veren Beşiktaş ve Gençlerbirliği taraftarlarında görürken, daha sonra Kasımpaşa maçında İnönü’de görmüştük. Kapalıda sergilenmek istenen ve hemen aşağıda yer alan ilk fotoğrafta gördüğünüz pankart ise ne yazık ki “malum sebepler” yüzünden bir türlü layık olduğu şekilde açılamadı.
Denizlispor maçında ise bir grup Fenerbahçeli açtığı pankart ile işçilere sahip çıktılar. Bu tarz olayları genelde biz gündeme getiririz. Beşiktaşlılığı ve Çarşıyı bu tavırlar ekseninde bu blogda defalarca tasvir etmişimdir ama, açıkcası diğer tribünlerde de Tekel Direnişinin yer alıyor olması, kaybolmaya yüz tutmuş sınıf bilincinin tribünlerde alevlendiğini göstermekte.
Çünkü burada aslolan renk veya formalar değil, işçi sınıfı.
2009′u uğurladık. Onlarca aydınımızın katledildiği Aralık, Ocak ve Şubat ayları virajında bizi ilk önce Edirne’deki linç girişimi kucakladı. Öte yanda ise yerinden yurdundan edilen Romanlar’ın dramı ve Tekel İşçilerinin Direnişi devam etmekte. 2010′da 20 günü geride bıraktık ama; Tekel işçileri de direnişte 37 günü geride bıraktı.
Fazla kelamı uzatmadan; sizlere Fatih Pınar‘ın gözünden Tekel Direnişini takdim ediyorum.
Hrant Dink, ölümünün 3. yılında Türkiye ve dünyada yapılan etkinlikler ile anılıyor.
İstanbul’daki buluşma bugün saat 14.30′da Şişli Abidei Hürriyet Caddesindeki Agos gazetesinin önünde, Hrant Dink’in vurulduğu yerde. Ayrıca bu akşam saat 19.00′da Taksim’de ‘Bir Bebekten Katil Yaratan Karanlıklara Karşı, Meşaleli Yürüyüş’ adı altında bir yürüyüş daha yapılacak.