BMW Art Car Koleksiyonu Reklam Filmi.

Reklam 3 Yorum

İşin içinde hem gerilla pazarlama var, hem de gerilla pazarlamanın bir araç olarak reklam filmi içinde kullanımı. Bunun yanı sıra; seçilen açık hava mecraları açısından da film enteresan. Şehrin BMW ile bağdaşabileceği gösterge tipi zengin semtler yerine, daha makul alternatif semt merkezleri tercih edilmiş…

 

Müziği saymıyorum bile !200px-golddiggersbroadway2.jpg
1929 yapımı olan müzikal-film Gold Diggers of Brodway’in müziklerinden “Painting The Clouds With Sunshine” şarkısının yeniden yorumlanmış hali, BMW ile mükemmel bir uyum sağlamış. Neden mi ? Filmin o yıllara denk gelen muazzam özelliği; sesin görsel ile müthiş uyum sağlayabilmesidir. Tıpkı reklam filmi gibi ki müzik bu haliyle naif bir şekilde aslında konsepte gönderme yapıyor. Filmin afişinden de anlaşılabileceği gibi, aslında BMW Art Car Collection Tanıtım Filmi ile, Gold Diggers of Broadway müzikal filminin hissiyatı aynı…


YouTube Preview Image

Kent ve Reklam – Giriş

Reklam 3 Yorum

Türk toplumunun bir çok alışkanlığını oluşturan kentsel yaşam ve kırsal yaşam sentezi; yeni hayat, yeni düzen, hızlanan yaşam temposu ve değişen standartların ürünüdür. Bu farklılaşan alışkanlıklara gecekondu “sorununu” da katabiliriz, kent yaşantısında bize “çözüm” olarak sunulan gökdelenleri de.

 

Barbaros Bulvarı Oluşuyor…Kent, üç boyutla sınırlandırılamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Tıpkı insanlar gibi nefes alırlar ve yaşarlar. İlişkileri vardır kentlerin. Kimileri ile sevgilidirler. Kimileri ile de baba – oğul. Kimileri ile ise tek ortak yönleri kent olmalarıdır. Bazı kentler vardır bankacıdır. Bazıları ise işçidir. Kimi ise ressamdır. Kimisi uykucudur. Bütün gün uyur. Kimi ise uykuyu sevmez. Günde bir iki saatle idare eder. Üniversite sınavına hazırlanırlar bazıları da, yarışırlar diğer kentlerle. Pastadan büyük payı almak için küçük olanların üzerine basarlar. İşte bu bahsi gecen sosyal, ekonomik ve kültürel ilişkiler kentlerin dördüncü boyutunu oluşturur.[1]

 

Modernleşme ve batılılaşma ile eş anlamlı sayılan kentleşme; sanayi devriminin getirisi olan kültürel bir değişim sürecinin sonucudur. Bu değişime en iyi örnek ise; gene reklamlarda kullanımı günümüzde çok tartışılan kadınların, tarım işçisi sınıfından sanayi işçisi sınıfına geçmesidir. – Bilindiği üzere bu değişim kadın erkek ilişkilerini dahi etkilemiş ve günümüz formlarına sokmuştur.-

Sanayi toplumunun bir getirisi olan kent yaşantısı bir çok vaadi içermekte. Sınıf atlama, patronun yerine geçebilme gibi çeşitli ihtimaller, feodal yapıdan kurtulup kapitalist sınıfın yanında çalışmaya başlayan yeni hizmetlileri de şehirdeki varoşlarda yaşamaya alışırken, işçiler kendi hayallerini gerçekleştirme özlemini de içlerinde barındırır hale geldiler. Türkiye’de 1950′lerde doğan bu özlemi doğru analiz eden birçok reklamcı ise, Kentlerde etkileşime geçmiş bir çok farklı kültürün ortak paydasına ulaşmış durumda: Refah içinde ve daha iyi bir sosyal çevrede yaşama isteği !

 

Batılılaşma yada modernleşme diye tasvir edilen bu değişim, işlevsellik üzerine kuruludur. Tıpkı reklam gibi. Şehirleşme mimarisi ve teknolojisiyle işlevsel olmak yada öyle olduğu kabul edilmek zorundadır. İşte bu nedenden ötürü reklamlarda kentin kullanımı, reklamcılar tarafından hedef kitleler için arzulanan bir şekilde simgelenmektedir.

 

Reklam ile tüketiciye sunulan marka vaadi, de arzulanan “modern” yaşantının pozitif yönlerini bu nedenle ön plana çıkartmaktadır. Bu yüzden reklamlarda kentin kullanımını incelerken bütün bu sosyo-ekonomik faktörlerden, ürünün faydasından ziyade markanın ürüne yüklediği yaşam standartlarından ve bunu irdemekten kaçınamayız…

 

dscf0600-small.JPGElbette; bu bir çok farklı temayı içinde barındıran bir süreçtir. Markalar sunuş biçimine dayalı olarak ön plana çıkarmak istediği yaşam tarzını tamamen değiştirebilir de. Bu anlamda kentin kullanılmayışı da kentten kaçışın, özgürlüğün, doğanın özlemi olarak tüketiciye gösterilebilir. Bu ters yaklaşım, araştırma sırasında sıklıkla karşılaştığım ve özünde “kentte yaşıyoruz ama farklılaşmak da gerekli” temasına karşılık gelmekte. Bir yanda kentsel yaşam ve bu yaşantının modern olanı sunuşu varken öbür tarafta ise modern biçimini bozmadan doğaya dönme ve insanın geldiği yeri anlama çabası var.

Douglas Kernell’in de belirttiği gibi :

 

“…Tüm bunlardan sonra, reklamların sadece ürünleri değil, aynı zamanda toplumsal değerleri ve idealleri satmayı amaçladığı kendinden ortaya çıkmaktadır[2]

 


 

[1] SOYTÜRK, Onur, Kent dediğin insandan başka nedir ki? : Archidek, Nisan 2006

[2] DAĞTAŞ, Banu, Reklamı Okumak: Ütopya Yayınları, 2003 sf:91

Yılın son reklamları, yıl başı reklamları…

Reklam Yorum Ekle

Yılbaşı içerikli reklam kampanyası filmleri yayımlamaya başladı. Bunlardan biri de John Lewis‘den geldi. -John Lewis offline ve online olarak çalışabilen perakende firmasıdır.- Aşağıda izleyeceğiniz bu çalışmayı gezinip dururken adverblog‘da gördüm ve çok beğendim. Bu nedenle paylaşmak ve konuyu açmak isterim…

İlk video reklam filminin ta kendisi iken, ikincisi de kamera arkası. Şayet kamera arkasını da youtube’da yayımlamak çok güzel bir fikir, üstelik reklamın kendisi gibi de orjinal ve iş yapan bir fikir. Çünkü iş viral yönüyle bir hayli potansiyele sahip. Potansiyelden kasıt; özellikle de online sipariş vermeye daha yatkın ve interneti daha etkin kullanan genç kitleye “abi işe bak adamlar ne yapmışlar ya” dedirtmek…

 

YouTube Preview Image
YouTube Preview Image

Dünya Aids Günü

Reklam 14 Yorum

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes