Sad-down…

Haber Yorum Ekle

Saddam’ın boynundan kollarına uzanan, ve devrilen heykeline vurulan ilk balyoz ile başlayan süreç

 şu saatlerde,

saddam’dan daha da kanlı geçen son 4 yılın üstüne tuz biber ekecek…
Bu orta doğunun en tarihi anlarından birisi olsa gerek..

Ne demeli bilemiyorum ki…

İki şeytandan birisine maruz zorunda kalsak, biz ne yapardık ?
Sanırım bunu en iyi dora özetlemiş…
http://serbestleme.blogspot.com/2007/01/saddam.html

Beşiktaş’ımız Kurtlar Vadisi Olmayacak !

Serbestleme 1 Yorum

BUNA KESİNLİKLE İZİN VERMEYECEĞİZ !

23 Aralık Cumartesi günü, saat 18.00 civarında Ihlamurdere Caddesi’nden geçen Beşiktaş sakinleri, kaldırımda kanlar içinde yatan bir genç gördüler! Bu öğrenci kardeşimiz, yarım gün çalıştığı iş yerinden henüz çıkmıştı ki, kendilerine “ülkücü” diyen 6 tane çapulcu serserinin satırlı, bıçaklı saldırısına uğradı. Semtimizin orta yerinde acımasız, öldürücü ülkücü darbelere maruz kalan ve başından ağır yaralanan üniversite öğrencisi sevgili kardeşimiz, Beşiktaş esnafının yardımıyla hastaneye yetiştirildi ve zamanında müdahale ile hayata döndürüldü.

Semtimizde, üniversite öğrencilerine yönelik bu tür vahşi saldırılar ilk değildir! Geçtiğimiz 11 ay boyunca, değişik üniversitelerde okuyan 9 öğrenci kardeşimiz, semtimizde tutunmaya çalışan, semtimiz dışından ve kendilerine ülkücü diyen kişiler tarafından yine aynı yöntemlerle, Çarşı içinde satırlı, bıçaklı, zincirli öldüresiye saldırılara uğradı. 2 hafta önce, Yıldız Teknik Üniversitesi’ne saldırarak öğrenimi engellemeye çalışan ülkücü çeteden 14 tanesi, sığındıkları Ülkü Ocakları’nda polis tarafından kıstırılarak gözaltına alındı, tutuklanarak hapse atıldı. Bunların, o sırada, kendilerine müdahale eden polise bile bıçak çekecek kadar gözü dönmüştü…

Semtimizdeki ülkücü terör, bu yıl başlarında İstanbul Ülkü Ocakları’nın Barbaros Bulvarı üzerindeki binaya taşınmasıyla başladı. Daha önce Levent’te faaliyet gösteren bu çete özentileri, Levent esnafını haraca bağlamaya kalkıştılar. Ama esnafın direnişiyle oradan kovulunca, şimdi aynı amaçlarla kendilerine Beşiktaşımızı seçtiler. Akıllarınca, televizyon dizilerine özenerek semtimizde “mafyacılık” oynamaya çalışıyorlar!..

Ancak bu çete artıklarının hiç hesaba katmadıkları bir şey var: Burası Beşiktaş! Burası semt ve mahalle kültürünün, emeğin, özgürlüğün, dayanışmanın, kardeşliğin, dostluğun, huzurun, barışın ve çağdaşlığın en yoğun biçimde yaşandığı semttir.
Biz, İstanbul’un en eski semtlerinden Beşiktaş’ın kadınları, erkekleri, gençleri, yaşlıları, esnafı ve nihayet BJK tribünleri olarak, burada böyle gerici vahşi saldırılara asla izin vermeyiz! Gerici ülkücü terörü, semtimizde kesinlikle barındırmayız! Ülkemizin aydınlık yüzü, geleceği ve umudu olan öğrencilerimize kalkan elleri indirmeyi de çok iyi biliriz!…

Burası Beşiktaş! Buradan çıkış yok! Ama biz sizi çıkartmayı biliriz!
Bu amaçla, tüm semtimiz sakinlerini ve Beşiktaş’ı sevenleri bu Cumartesi,
BEŞİKTAŞ’TA ÜLKÜCÜ TERÖRE HAYIR! demeye çağırıyoruz.
__________________________________

30 Aralık Cumartesi, saat 13’te Ihlamur’da, Beşiktaş Evlendirme Dairesi’nin önünde toplanarak,
semtimizin kalbine, yani Çarşı’ya doğru yürüyoruz. Saat 14’te sevgili öğrenci kardeşimizin,
vahşi ülkücü saldırıya uğradığı Üçler Market’in önünde (Kamburun Bahçesi’nin karşısı)
biraraya geliyoruz ve tüm Türkiye’ye BEŞİKTAŞ’TA ÜLKÜCÜ TERÖRE HAYIR! diye haykırıyoruz!..

Unutma ki, sen gelmezsen gericiliğe, karanlığa, ayrımcılığa ve ülkücü teröre karşı
kesinlikle bir kişi eksik olacağız!

DEMOKRAT BEŞİKTAŞLILAR

İnsanlık Kaç Yazar ?

Denemeler, Serbestleme 1 Yorum

the_author_by_gewitternacht.jpgİnsan neden yazar ?

Anlatacak çok şeyi olduğu içim mi yoksa yitip gitmeden üretebildiği yegane şeyi ölümsüz kılabilmek için mi ?


O yegane şey de aslında insanın ta kendisi olsa gerek.
Mutlak son olan ölümün ışığında, insan kendini kayda değer sanmak için zihnini kayda geçiyor.

Evet; söz uçar yazı kalır..


O zaman her birey bir söyleyecek söz bulmalı bu dünyada.
Ancak böyle söyleyecek sözü olan insanlar ve toplumlar baki kalır yaşamda.

Dil, din, ırk, cins, tipografi farketmez!
Firavunları ölümsüz kılan da aslında budur.

Sanmasın kimse beraber gömüldüğü o eşsiz servetler yada piramitler
Onların asıl ölümsüzlüğüdür hiyeroglifler.

Meyhane Yalnızlığı

Denemeler, Serbestleme Yorum Ekle

kulustur1.gifKalem değil, kağıt bitti bu gece. Bir meyhanede anca bu kadar yalın ve kağıt gibi boş kalınabilirdi zaten. Ne de güzel duruyor kadeh, şalgam isyanın kırmızısında ve hayat kadar acı. Gene de alkol kadar dokunmuyor.

Müzik inceden, incesaz okşarken içimi, masa masa adamlar ve kadınlar, dumanlar arasındaki silüetler gibi.

Belirsiz her yüzde binlerce ses….

Tanrı da benim tüm bu uğultuyu duyduğum gibi, insanlığın sesini tek başına duyabiliyor mu acaba ?

Tüm bu sesler ve kimseler… Ben onları duyabildiğim için var sanki. Benim düşünmek istediğim kadar..

Neden ağlıyor şu kadın ? Onu da düşünüyorum.

Güz gibi dökülüyor yaşlar gözünden. Tüm bu sesler, yüzler…

Hepsi de Tanrı’ya kara çalma, varlığa isyan aslında.

Külüstür’06

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes