Temmuz 2, 2009
Kaygı
No Comments
->
Taburesi bizden tekmesi sizden.
Yok yok, biz düşene tekme atmayız canım.
Ama bazıları istisna yaşatabilir.
Neden mi?
İstisnanın adı Kenan Evren olsun yeter !
“Yargılanırsam İntihar Ederim” diyerek nasıl bir zihniyetin unsuru olduğunu kanıtlamış bir fail.
Baskı, şiddet, işkence ve ölümden başka bir yöntem bilmeyen, doğal olarak yargılanma korkusuyla kendisine dahi ölümü uygun gören muhterem kişi. .
Sana Sesleniyorum.
Kemik yaşı büyük diye kılıfına uydurup astırdığın, üstüne utanmayıp “Ne yani Asmayalım da Besleyelim” mi dediğin Erdal Eren’i ve onlarcasını hatırlıyor musun ?
İyi, daha bunamadın demek !
Şimdi de biz diyoruz ki yaşa başa bakmama sırası bizde.
Darağacında Hodri Meydan !
http://friendfeed.com/yicit/726e5e69/taburesi-bizden-olsun
Temmuz 1, 2009
Haber, Web 2.0
No Comments
->
19 OCAK’I HATIRLIYOR MUSUNUZ?
Arkadasimiz, agabeyimiz, kardesimiz Hrant Dink 2,5 yil once katledildi.
19 Ocak gunu islenen cinayetten beri olanlari hep birlikte takip ettik.
Hrant Dink davasinin magdurlari, taniklari ve takipcileri olarak
davalarin pesini hic birakmadik. Her dava gunu, arkadasimizi katleden
karanliga karsi sesimizi cikartmak icin Besiktas’ta bulustuk. 19
Ocaklarda,
Hrant Dink’i anmak icin vuruldugu yerde biraraya geldik.
Bu kez, 4 Temmuz Cumartesi gunu saat 18.30′da Galatasaray Meydani’nda
bir araya gelecegiz. Hrant icin, adalet icin bir vicdan zinciri
olusturacagiz.
Bir kez daha kalabaliklarla, hem 6 Temmuz sabahi 2. yilini
tamamlayacak olan
mahkemeyi hatirlayacagiz, hem de arkadasimizi anacagiz.
Bu ulkede vicdan ve akli biraraya getiren cok onemli bir gundu 19 Ocak.
Cok buyuk bir kaybin ardindan hep birlikte olmayi basardik.
Arkadasimiz Hrant Dink ve bu ulkenin gelecegi icin bir kez daha
biraraya gelmek, onun icin bir kez daha en gür haliyle
sesimizi duyurmak istiyoruz.
Vicdan ve akil icin
bu birliktelige ihtiyac var.
4 Temmuz’da 18.30′da
Galatasaray Meydani’nda,
6 Temmuz’da 10.00′da
Besiktas Meydani’nda.
Hrant icin Adalet icin.
HRANT’IN ARKADASLARI

Haziran 26, 2009
Genel
7 Comments
->
Friendfeed, Facebook, Haber Siteleri derken bloguma sıra yeni geldi.
Daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Hepsi söylenmiştir.
Evet bu adama tanık olmak güzeldi.
Onunla ilgili unutulmayan hatıralarımızın başında da muhakkak ki 23 Eylül 1993 tarihinde İnönü Stadı’nda yaklaşık 50 bin kişiye verdiği konser vardır.
Beşiktaş’ın kalbinde seni ağırladığımız için mutluyuz.

Haziran 25, 2009
Sitem
No Comments
Bir haftadan fazla oldu. İstanbul’umda Trafik felç. Malum Fatih Sultan Mehmet Köprüsünde çalışma var. Arkadaşlarım işe gelmek için en geç saat 6.30′da köprüyü geçiyorlar şaka değil.
Okulların bitmesi veya yaz gelmesi nedense herkeste trafiğin hafiflediği hissiyatını doğuruyor. Hatta yaz aylarında taksilerin vaz geçilmez geyikleri arasında “İstanbul da Boşaldı” vecizesi vardır.
” Sen onu bir de taksiciye sor. ”
Hal böyle olunca insan da düşünüyor tabi. Karayolları kesinlikle ölçmüş biçmiştir. İstatistiksel olarak köprüden geçiş yapan araç sayısının en az olduğu dönemde tadilat yapılıyordur diye. Ama nafile, durum bu olsa da değişen bir şey olmuyor.
Çünkü neyi ölçerseniz ölçün, yoğunluk ne kadar azalırsa azalsın, iş saatlerinde İstanbul trafiğine laf geçiremezsiniz.
Ortada böyle bir kısır döngü varken, sizce bu şehirde gerçekten iki yakayı bir araya getirmek mümkün mü ?
Haziran 17, 2009
Mekan
No Comments
Öncelikle Bobiler’de gezinirken gördüğüm ve çok hoşuma giden Zaman Kayması adlı monte ile başlayalım.

Efendim, Blog Ödülleri Yarışması Sponsoru olarak kazananları bir hafta Fethiye’de ağırlayan Leetonia Resorts‘da idim geçen hafta.
Çok güzel bir hafta geçirdim. Otel Doğa ile iç içe ve kocaman iki koya sahip. Her gün bir yerde denize girmeye kalksanız zaten bir haftanızı alıyor. Bu kadar büyük bir kompleks içerisinde de doğal olarak üçer beşer bar ve restoran var. Bunlar da 24 saat yemek ve içki bulunabiliyor.
Bu yüzden her yerde bi dolu görevli var ve hepsi çok cana yakın. Animasyon ekibi neredeyse bir tiyatro topluluğu haline gelmiş.
Müşterilere gelince; genelde yabancılardan oluşan bir portföy var ki bu da sizi gerçekten yurt dışındaymışınız gibi hissettirebiliyor. Rusya ve İngiltere gibi mesela ..
Belki de bu yüzden buraya geldiğimden beri zaman kayması içindeyim kim bilir
Doğa’yı bu kadar koruyarak ve bu kadar güzel bir hizmet anlayışı oturtarak bizi ağırladığı ve blog ödüllerine sponsor olduğu için Leetonia Resorts’a minnettar kaldım.
Şayet benden sonra gidecek olan blogger’lar var ise kesinlikle onlarla konusmak; ulaşım vb gibi konularda yol göstermek isterim.
Haziran 6, 2009
Haber
No Comments
Dün Hakia’dan sitem dolu ve çok haklı bir haber bülteni aldım. Bülteni okuduğum zaman, kendilerini bir hayli haklı bulduğumu söylemek durumundayım.
Hakia bir semantik arama motoru. Üstelik Türk. Peki bunlar ne demek ?
Örneğin Hakia’nın Google’dan ayrılan en büyük özelliği siteleri PageRank üzerinden değerlendirmemesi. Yani bir sitenin ne kadar popüler olduğu değil, içeriğinin ne kadar değerli olduğu Hakia için daha önemli. Şüphesiz bu çizgi, internet aramalarının kısa zamanda ihtiyaç duyulan en doğru bilgiyi getirmesi açısından çok değerli.
Yani Hakia sözcüklere bakarak arama yapmak yerine bizim semantik dediğimiz; anlamsal bağları kullanıyor. Sorgulanan sözcükleri teker teker inceleyip, ne anlam ifade edebileceğini anlamaya çalışıyor. Sonuç olarak kullanıcının ulaşmaya çalıştığı cevabı içeren sözcüklerin bulunduğu siteleri bulup getiriyor.
Bununla birlikte; Hakia’nın arama kültürüne kazandırdığı bir yenilik de; üyelerinin kendilerine has arama galerisi yapabilmesi. Bu özellik; sonuçların kullanıcının belirlediği düzende çıkmasını sağlıyor. Bunun gibi daha zibil tane zeka pırıltısı yenilik sayabilirim.
Peki Hakia neden dert yanıyor ? Tabii ki Microsoft’tan !
Microsoft geçen sene (2008) Temmuz ayında Hakia’yı ofislerine davet etmiş ve Hakia’nın galeri sistemi üzerine yaptığı çalışmaları dinlemiş. 2009′da ise Microsoft’a ait olan arama motoru Bing, arama galerisi seçeneğine sahip olduğunu duyurdu.
Ortada bir “esinlenme” olduğu aşikar. Hakia’nın asıl sıkıntısı ile 80-100 Milyon dolar reklam ve tanıtım bütçesine sahip olan Microsoft’un bu inovasyonun üstüne yatması.
Bu yazıyı yazmamın sebebi de şudur:
Eğer ileride Bing popüler olur ve “Oha abi bak adamlar yapmış yapacağını” diyen olursa; Hakia’nın hakkını Hakia’ya verin !
Ayrıntılı Bilgi İçin : http://blog.hakia.com/?p=726
Haziran 5, 2009
Haber, Mekan
No Comments
On küsür yıldır düzenlenen ve artık gelenekselleşen Arnavutköy Şenliği bu sene 7 Haziran’da yapılacak.
Arnavutköy ahalisi tarafından tamamen sivil bir insiyatif dahilinde düzenlenen bu etkinlik, aynı zamanda Arnavutköy’e yapılması sürekli gündemde olan üçüncü köprü cinayetine karşı da bir eylem niteliği taşımaktadır.
Bunların yanı sıra; ne kadar el işi göz nuğru ararsanız orada bulabilirsiniz. Tam bir panayır hali yani. Sokak çalgıcıları, tezgahtarlar, dönerci, eskici…
Bu pazar İstanbul’un keyfini çıkarmak isteyenler, boğazın göbeğinde gerçekleşecek bu karnavalı kaçırmasın !

Haziran 4, 2009
Reklam, İstatistik
No Comments
Friendfeed’de Özgür Alaz‘ın paylaşmı sayesinde elime geçen ve Türkiye’de 2009 yılı ilk üç ayı içerisindeki Reklam Harcamalarını 2008′le kıyaslayan veriler şöyle :

Haziran 3, 2009
Mekan, Müzik
No Comments
Efenim İpek Dinç benim eski bir arkadaşım. An itibariyle de İÜ Kimya Mühendisliği bölümünde halen öğrenci. Lisede de o güzel sesiyle çok güzel şarkılar söylerdi ama 2005 yılında İlham Gencer ! ile tanıştıkdan sonra profesyonel anlamda müzik yaşamına adımını attı.
Misal; 2006′da Nardis Genç Caz Vokal Yarismasinda finale kaldı.
İstanbul Caz Festivali Genc Caz Yarışmasına katıldı. Festival kapsamında konser verdi.
Bu yıl Nardis Genç Caz Vokal Yarışmasında göstediği başarı ile gittiği Estonya Nomme Jazz Festivalindeki yarışmada 3. olmuş. Eh bundan böyle pekçok festivalde şarkı söyleyecek.
Örneğin 20 Haziran 2009 Cumartesi, saat 22:30 ‘da Nardiss Jazz Club’da sevilen caz standartlarının yanısıra latin ve R&B şarkılarla dolu bir konser verecek.
Gitmezseniz üzülür, sonra İpek’i televizyonlarda görüp dövünürsünüz 
Yer : Nardis Jazz Club
Adres : Kuledibi Sok No:14 Galata / İstanbul
Harita’da görmek için buraya tıklıyorsunuz.
Mayıs 29, 2009
Haber, Tiyatro
2 Comments
Mi fa sol, mi fa sol, zor iştir boş gezmek…
Bu dizeler Ferhan Şensoy’un bir zamanlar aynı isimle TRT’de dizi olarak da kurguladığı “Boş Gezen ve Kalfası” adlı oyunun müziğinden…
Yazıya böyle bir giriş yapmamın sebebine gelince:
Malum yaz ayları, gevşer gönül yayları !
Boş gezmenin tam mevsimi…
Ama siz genede gezinirken Kabalcı Kitap Evi’ne bir uğrayın.
Şayet 6 Haziran 2009 Günü Saat 14.00 Sularında “üstad” Ferhan Şensoy orada olacak.
Bu adamla tanışmak, gülüşmek ve azar işitmek herkese nasip olmaz
